Bekleyen ZakkumŞiirle kavrulan yıllar mehtap ile deniz bir arada nasıl ağlar, sevgimizin olmadığı yerde çocuklar nasıl ağlar, mezarımız başında kurumuş otlar bekler; başucumuzda susamış kuşlar, kavga edecek ne vardı gülü aldıktan sonra, mısır yemeye ne gerek var sinema olmadıktan sonra, seni sana anlatmak beni dinlemek kadar, seni bana anlatmak beni özlemek kadar zor... aşkın büyüsü vardı ilk yıllarda ne büyü var nede yapan büyücü sen benim için bırak dilek tutmayı sayı bile tutmazsın ipe ipe gelmek yada kuzu kuzu gelmek yerine bana kalbinle sevginle seni beklediğim sinemada ki gibi gülücüklerle zakkumlarla gel açılmış bahçede zakkum seni bekler aşkım...